Skip to content

Ses Getiren | Gündem ve Bilgi

Ses Getiren: güncel gelişmeler ve yaşamdan faydalı bilgiler

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Haber
  • Tanıtım
  • İletişim
  • Reklam
  • Home
  • Eğitim
  • Sanal medya devlerine karşı tarihi dava! ‘Kullanıcıların iradesi manipüle ediliyor’

Sanal medya devlerine karşı tarihi dava! ‘Kullanıcıların iradesi manipüle ediliyor’

Asli Kilic 15 Eylül 2026

ABD’deki Meta davasının ardından Facebook, Instagram, TikTok ve YouTube bu kez Portekiz’de mahkemelik oldu. Portekizli dijital haklar grubu D3’ün Başkanı Ricardo Lafuente, davanın temelinde platformların kullanıcıları bağımlı hale getiren tasarımlarının bulunduğunu söyledi.

Lafuente, CNN Türk’ten Serdar Korucu’nun sorularını yanıtladı. Büyük sosyal medya platformlarının ortak özelliğinin “bağımlılık” olduğunu belirten Lafuente, şirketlerin kullanıcıların dikkatini çekmek ve onları platformlarda daha uzun süre tutmak için manipülatif yöntemler kullandığını savundu.

“Bağımlılık yapıcı tasarım tekniklerini kullanıyorlar. Yani insanları manipüle ederek dikkatlerini çekiyorlar ve onları uygulama içinde tutuyorlar. Böylece daha fazla reklam almaya çalışıyorlar. Bunlar adil olmayan, aldatıcı teknikler. Hem biz yetişkinlerin hem de çocuklarımızın bireysel kararlarını ortadan kaldırıyor. Ana hedefimiz, Avrupa’da bir yasal emsal oluşturmak. Bu davayla platformların etkilenen kişilere tazminat ödemesini sağlamak ve sonunda bu şirketleri aldatıcı taktikler kullanmaktan caydırmak ve buna karşı mekanizmalar kurmak. Temel olarak amacımız bu.”

ŞİRKET İÇİ BELGELER DAVALARI TETİKLEDİ

Lafuente, ABD’deki davalarda ortaya çıkan şirket içi belgelerin ve çalışanların platformların çocuklar üzerindeki zararlarına ilişkin uyarılarının yeni dava süreçlerinin önünü açtığını söyledi. Şirketlerin sosyal medyanın bağımlılık yaratan özelliklerini bildiğini ve bunları teşvik ettiğini öne süren Lafuente, şöyle konuştu:

“Bundan artık kimsenin şüphesi yok. Bunu ihbarcılar ve ortaya çıkan şirket içi belgeler aracılığıyla biliyoruz. Ve bu belgelerin başka davaları da başlatmasını umuyoruz.”

“KARANLIK TASARIM” KULLANICININ İRADESİNİ HEDEFLİYOR

Lafuente, sosyal medya platformlarında kullanılan “karanlık tasarım kalıpları”nın kullanıcıların tercihlerini etkilediğini söyledi. Bu yöntemlerin, kişinin kendi kararını vermesini zorlaştırdığını belirten Lafuente, sonsuz kaydırma ve otomatik oynatma özelliklerini örnek gösterdi.

“Bu kalıplar sanal medyada gördüğümüz arayüz tasarım taktikleridir. Bu, kullanıcıyı, kullanıcının kendisinin değil, sanal medya şirketinin istediği şekilde yönlendirir.”

Lafuente, YouTube’daki otomatik oynatma özelliğinin bu sisteme örnek olduğunu belirterek, algoritmik önerilerin kullanıcıları başlangıçta izlemeyi planlamadıkları içeriklere yönlendirdiğini ifade etti.

“Algoritmik öneriler, insanları bakmayı seçmedikleri içeriklere de yönlendiriyor. İrade sizinmiş gibi görünüyor ama değil. Sahte bir irade yaratıyor.”

Instagram’daki algoritma tercihlerini de örnek gösteren Lafuente, kullanıcıların algoritmik sistemi devre dışı bırakmak için her girişte yeniden seçim yapmasının gerektiğini, bunun da pratikte tercih edilmediğini söyledi.

SOSYAL MEDYAYI KUMAR MAKİNELERİNE BENZETTİ

Lafuente, sosyal medya platformlarının kullanıcı davranışlarını şekillendiren tasarımlarını kumar makinelerinde kullanılan yöntemlere benzetti. Platformların kullanıcıların iradesini manipüle ettiğini savunan Lafuente, sosyal medyanın da kumar sektörü gibi sıkı şekilde denetlenmesi gerektiğini söyledi.

“Kumar makineleri de durumu analiz etme ve buna dayalı kararlar verme konusundaki irademizi manipüle eder. Kumarhanelerde bunu görürsünüz. Kendi çıkarlarınıza aykırı da olsa içinden çıkamazsınız ve oynamaya devam etmek istersiniz. Çünkü bunun için tasarlanmışlardır.”

Lafuente, sosyal medya şirketlerinin de kullanıcıları platformlarda tutmak için benzer bir kontrol mekanizması oluşturduğunu öne sürdü.

“İradeniz elinizden alınır, kendinizi mahvediyor olsanız bile… Kumarhaneler için “Kasa her zaman kazanır” denmesinin sebebi de budur. Çünkü kumarhaneyi işleten kurum ortamı kontrol eder. Sanal medya platformlarında da durum aynı. Tüm kontrolünüz onların eline geçer.”

Lafuente, sosyal medya platformlarının kendi kurallarını belirlemesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

“İşte bu yüzden kumarhaneler sıkı şekilde denetlenir. Sanal medya platformlarının da kumar gibi denetlenmesi gerekir. Kuralları tek başına platformların belirlemesine izin verilmemesi lazım. Çünkü bu durum herkes için tehlike yaratıyor.”

“BİLDİRİMLERİN SÜREKLİ GELMESİ TESADÜF DEĞİL”

Telefonlara gelen sosyal medya bildirimlerinin kullanıcıların dikkatini dağıttığını belirten Lafuente, platformların yalnızca haber ve gelişmelerin takip edildiği mecralar olarak görülmesinin yanlış olduğunu söyledi.

“Sanal medya sanki sadece haberleri, gelişmeleri takip ettiğimiz bir mecraymış gibi gösteriliyor ama bu doğru değil. Bu bir yanılsama. Sanal medyanın amacı açık. İrademizi ele geçirmek.”

Lafuente, şirketlerin kullanıcıları platformlarda daha uzun süre tutarak kârlarını artırmayı hedeflediğini savundu ve bildirimlerin rolüne dikkat çekti:

“Sanal medya şirketlerinin isteği insanları bu platformların içine hapsetmek ve karlarını artırmak. İşte o bildirimlerin yasal bir zorunlulukla kaldırılmadıkları sürece devamlı gelmesinin nedeni bu.”

“EBEVEYNLER ŞİRKETLERİN KARŞISINDA SAVUNMASIZ”

Lafuente, çocukların sosyal medya kullanımında sorumluluğun yalnızca ailelere yüklenmesini eleştirdi. Ebeveynlerin, çocukların dikkatini çekmek için çalışan büyük ekiplerle mücadele etmek zorunda kaldığını belirten Lafuente, bu durumun adil olmadığını söyledi.

“Ebeveynler; yüksek ücretlerle çalışan ve tek amaçları çocukların dikkatini çekmek olan tasarımcılar, teknoloji uzmanları ve psikologlardan oluşan bir orduya karşı.”

Ebeveynlerin yoğun çalışma hayatı ve günlük sorumlulukları nedeniyle bu mücadelede zorlandığını belirten Lafuente, şirketlerin sorumluluğunun göz ardı edildiğini savundu.

“Bir anne babadan, denetim uygulaması kullanmasını beklemek ya da dijital okuryazarlık programlarına katılmasını istemek haksızlık. Böylece şirketlerin sorumluluğu gözden kaçırılıyor. Suç ebeveynlere yüklenince şirketler kendini aklamış oluyor.”

Lafuente, sosyal medya şirketlerinin çocukların korunması konusunda ailelere daha fazla sorumluluk yüklemesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

“Muazzam kaynaklara sahip şirketler çok güçlü bir şekilde saldırıyor ve anne babaların tek başlarına bu mücadeleyi kazanma şansı yok. Üstelik bu mücadele bir kez değil. Çocuklu her evde her gün yaşanıyor.”

ÇOCUKLARIN MARUZ KALDIĞI RİSKLERE DİKKAT ÇEKTİ

Lafuente, Meta çatısı altındaki Instagram, Facebook ve WhatsApp üzerinden yayıldığını söylediği cinsel istismar ağlarına da dikkat çekti. Çocukları hedef alan grupların sosyal medya platformlarında faaliyet gösterdiğini belirten Lafuente, Roblox’u da örnek gösterdi.

“Son yıllarda sanal medya üstünden yayılan cinsel istismar ağlarını görüyoruz. Çocukları tuzağa düşürmeye çalışan gruplar neredeyse açıkça faaliyet gösteriyor.”

Roblox’un çocuklara yönelik bir platform olmasına rağmen uzun süre yeterli koruma mekanizmalarına sahip olmadığını savunan Lafuente, davaların ardından bazı değişikliklerin yaşandığını söyledi.

“Çocuklar için tasarlanmış bir platform olmasına rağmen yakın zamana kadar hiçbir koruma mekanizması yoktu. “Tanımadığım kişilerin çocuğumla iletişime geçmesini istemiyorum” şeklinde bir ayara sahip değildi. Uzun zaman çocuklar savunmasız kaldı. Roblox’a karşı davalar açılınca durum değişti. Bu aşamada mahkemelerin etkisini görüyorsunuz.”

“YAŞ SINIRI SORUNU ÇÖZMEZ”

Lafuente, sosyal medya bağımlılığının yalnızca çocuklara yönelik yaş sınırlarıyla çözülemeyeceğini savundu. Asıl hedefin kullanıcı davranışlarını etkileyen tasarımlar ve bunları geliştiren şirketler olması gerektiğini söyledi.

“Artık şu açık olmalı. Bizim tercih ettiğimiz yaklaşım sorunun kaynağına inmek. Sorunun kaynağı çocuklar, yetişkinler ya da yaşlılar değil. Bu durumu yaratan şirketler.”

Yaş doğrulama sistemlerinin şirketlerin bağımlılık yaratan tasarımlarını kullanmaya devam etmesine olanak sağlayabileceğini belirten Lafuente, çözümün platformların çalışma biçimini değiştirmek olduğunu ifade etti.

“Çünkü bu, onların bağımlılık yaratan uygulamalara, yani sonsuz kaydırma ya da otomatik oynatma gibi karanlık tasarımlara devam edebilecekleri anlamına geliyor. Bunlar sadece çocukları etkilemiyor ki…”

Lafuente, sosyal medya kullanımından kaynaklanan sorunlarla mücadeleyi trafik güvenliği önlemlerine benzetti.

“Eğer bir şehirde, belirli bir caddede çok sayıda ölümlü kaza yaşanıyorsa, çözüm o yolu insanlara kapatmak değildir. Caydırıcı unsurlar oluşturursunuz. Araçların yavaşlamasını sağlayan hız kesiciler koyarsınız. Trafik ışıkları yerleştirirsiniz. İşte burada savunduğumuz tam olarak bu. Şirketleri durdurmamız gerekiyor.”

“BU SİZİN SUÇUNUZ DEĞİL”

Lafuente, sosyal medya kullanımının kişide oluşturduğu olumsuz etkilerin kullanıcıların kişisel başarısızlığı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Şirketlerin geliştirdiği tasarımların kullanıcı davranışları üzerinde etkili olduğunu savunan Lafuente, özellikle ebeveynlerin suçlanmasına karşı çıktı.

“Eğer telefonunuza çok baktığınız için kendinizi kötü hissediyor ve geceleri kontrolü kaybettiğiniz için depresif bir ruh haline bürünüyorsanız, bu sizin suçunuz değil. Çocuğunuz dikkatini toplayamıyor ve okulda sorunlar yaşıyorsa, bu ne ebeveynlerin ne de çocukların suçu.”

D3 Başkanı, sorumluluğun şirketlerde olduğunu savunarak uluslararası dayanışma çağrısı yaptı.

“Ortada suçlu olan bir kesim var o da şirketler. Bence dünyanın dört bir yanında dayanışmaya ihtiyaç var çünkü hepimiz aynı sorunla boğuşuyoruz.”

Lafuente son olarak, kullanıcıların teknolojiyi kontrol ettiği bir internet ortamının yeniden kurulması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Benim çağrım, bizleri cihazlarımıza köle etmeyen bir interneti geri kazanmak için herkesin harekete geçmesi. Çünkü sanal medya şirketleri hepimizi tehdit ediyor.”

The post Sanal medya devlerine karşı tarihi dava! ‘Kullanıcıların iradesi manipüle ediliyor’ first appeared on .

Post navigation

Previous Türkiye’nin dibinde. Meis Adası’nda 1 yıl kalana 5 bin euro
Next Filipinler’in güneyinde Moro halkı, özerklik sonrası bölgede ilk kez sandık başına gitti

Related Stories

Yaşar Bonomo kimdir, ne iş yapar? Can Bonomo’nun babası Yaşar Bonomo hayatını kaybetti

Yaşar Bonomo kimdir, ne iş yapar? Can Bonomo’nun babası Yaşar Bonomo hayatını kaybetti

18 Ekim 2026
Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

15 Ekim 2026
Türkiye Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı yapıldı

Türkiye Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı yapıldı

13 Ekim 2026

Kategoriler

  • Eğitim (439)
  • Ekonomi (104)
  • Haber (209)
  • Sağlık (41)
  • Tanıtım (7)
  • Teknoloji (13)

Son Yazılar

  • Otomobil bayisinde güne yoga yaparak başlayan kadınlar gündem oldu
  • Bolat’tan Avrupa sanayisi için uyarı: Türkiye dışarıda kalırsa rekabet gücü zarar görür
  • Google’dan Android Auto için Büyük Güncelleme
  • Türkiye’de son 56 yılın en sıcak 13’üncü eylülü yaşandı
  • İçerik Dağıtım Sistemi Test Yayını – 23 Ekim 2026
  • Durum çığrından çıktı: Avrupa’nın göbeğinde her 4 dakikada bir yaşanıyor
  • Ne Renault ne Hyundai: İşte en az arıza yapan otomobiller
  • İGA İstanbul Havalimanı’na OAG’den “Dünyanın En Bağlantılı Havalimanı” Ödülü
  • İddia: Bakü, başörtüsü yasağını eleştiren Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral’ın görevden alınmasını istedi; Fidan’ın ziyareti durumu kötüleştirdi!
  • 2026 Kış lastiği zorunluluğu ne zaman başlayacak? Kış lastiği zorunluluğu hangi araçları kapsıyor?
  • Yaşar Bonomo kimdir, ne iş yapar? Can Bonomo’nun babası Yaşar Bonomo hayatını kaybetti
  • ABD Savunma Bakanı Hegseth, İran nükleer amaçlarından vazgeçmezse yıkım uyarısı verdi
  • Manisa’da iş cinayeti: Yük asansörünün halatları koptu, işçi yaşamını yitirdi
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sağlıkta atama müjdesi: 38 bin hekim dışı personel alımı yapılacak
  • Trabzon Araklı’da elektrikli otomobilde yangın çıktı, araç kullanılamaz hale geldi
  • Kripto varlık dolandırıcılığından Interpol tarafından aranan ABD’li İstanbul’da yakalandı
  • Trump, hakkındaki tartışmaların artmasının ardından Beyaz Saray Sözcüsü Zacharia’nın görevden ayrılabileceğini açıkladı
  • Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri
  • Mutfaktaki aspiratör mahalleliyi sokağa döktü
  • Şanlıurfa’da yolcu otobüsü bagajında 15 bin uyuşturucu hap bulundu, yolcu tutuklandı
  • Şanlıurfa’da yolcu otobüsü bagajında 15 bin uyuşturucu hap bulundu, yolcu tutuklandı
  • İsmail Kartal’dan sürpriz karar: Aston Villa maçı öncesi açıkladı
  • Galler Prensi William, Londra’da çevre eylemini kutlayan Earthshot Ödülü etkinliğine katıldı
  • Bayraklı Belediyesi gıda işletmelerini denetledi, aykırılara idari süreç başlattı
  • Halk TV’ye atanan kayyum sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’na tepki yağdı: Sosyal medya yıkıldı



Yandex Metrica


You may have missed

Otomobil bayisinde güne yoga yaparak başlayan kadınlar gündem oldu

Otomobil bayisinde güne yoga yaparak başlayan kadınlar gündem oldu

24 Ekim 2026
Bolat’tan Avrupa sanayisi için uyarı: Türkiye dışarıda kalırsa rekabet gücü zarar görür

Bolat’tan Avrupa sanayisi için uyarı: Türkiye dışarıda kalırsa rekabet gücü zarar görür

24 Ekim 2026
Google’dan Android Auto için Büyük Güncelleme

Google’dan Android Auto için Büyük Güncelleme

24 Ekim 2026
Türkiye’de son 56 yılın en sıcak 13’üncü eylülü yaşandı

Türkiye’de son 56 yılın en sıcak 13’üncü eylülü yaşandı

24 Ekim 2026
| DarkNews by AF themes.
esenyurt escort
beylikdüzü escort
avcılar escort
istanbul escort
bahçeşehir escort
beylikdüzü escort
extrabet
sekabet
extrabet
sekabet
extrabet